BAYRAMSIZ BAYRAM
Muharrem ÇİFCİBAŞI
.

Ulu mâbed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
Ben de bir vârisin olmakla bugün mağrûrum;
Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi;
Kubben altında bu cumhûra bakarken şimdi,
Senelerden beri rüyâda görüp özlediğim
Cedlerin mağfiret iklîmine girmiş gibiyim.
Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını;
Büyük Allah`ı anarken bir ağızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses;
Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!

Yahya Kemal BEYATLI

İki bin yirmi yılı Ramazan Bayramı’nı yaşadığımız bu günlerde “Nerede o eski bayramlar” sözünü, çok eskilere gitmeye gerek bırakmadan, iki bin on dokuz yılını arar hale geldik.

Bayram denildiğinde akla gelen hiçbir etkinliğin yapılamadığı bir bayram. Yaşıyoruz. Üstelik sokağa çıkma kısıtlamasıyla yaşanamayan bir bayram. Geniş aileden çekirdek aileye geçtiğimiz bu dönemde, sadece anne, baba ve çocuklar, çocuklarda evlenip yuvadan uçmuş ise edi ile büdü.

Bayram ziyaretleri, el öpmeler, harçlık vermeler, mezar ziyaretleri, ikramlar, güzel kıyafetler, aklınıza ne gelirse, hepsini unutun gitsin.

Akşamdan heyecanla beklenen yeni elbiselerin giyilmesi, tekbirle ile başlayan ve tekbirler ile biten, kalabalık cemaatle kılınan Bayram Namazları yok artık. Bayram Namazı sonrası herkesin halka oluşturarak bayramlaşması ve hep birlikte mezarlığa geçiş. Aramızdan ayrılan akrabalara yapılan dua ile oluşan manevi atmosfer yok.

Mezarlık çıkışı simitçilerin taze gevrek sözlerinin çınladığı ortam ve heyecanla eve dönüşle birlikte ailenin bütün üyelerinin bir araya gelmesini sağlayan bayram kahvaltıları yok.

Büyüklerin, akrabaların, konu ve komşunun sırası ile ziyaret edilerek hal ve hatırlamasının sorulması, apartman hayatının sonucu olarak bayramdan bayrama bir araya gelişler yok.

Protokol ve siyasi partilerin ancak bayramlarda karşılıklı yapılan nezaket ziyaretleri yok.

Çocukların evleri tek tek ziyaret ederek harçlık ve şeker toplayarak, topladıkları harçlıklar ile lunaparklarda eğlenme imkanları da yok artık.

Caddeler, sokaklar, parklar velhasıl bayramın coşkusunu ve kalabalıkları yansıtan hiçbir resmi görmek mümkün değil. Sadece görevli emniyet güçleri ve sessiz, kimsesiz şehirler var.

Neden böyle bir bayram yaşamak zorunda kaldık. Dinliyoruz, okuyoruz, yorumlamaya çalışıyoruz ama net bir kanate ulaşmış değiliz. Covit-19 adı verilen bir virüs dünyayı esir aldı.

Tabir caiz ise hayat durdu. Ülkeler arası ve ülke içi seyahat bitti. Toplu olarak yapılması gereken, üretim dışı bütün iş ve işlemler sonlandırıldı. İnsanlar evlerinden çıkamaz hale geldiler. Kulaklarımız artık aşı bulundu ya da virüs etkisini kaybetti sözünü duymak için haberlerde.

İnsanlar azdı ve dünyayı tahrip etti, doğal dengeyi bozdu ve bunun sonucu olarak cezamızı çekiyoruz diyen de var. Bunun bir biyolojik savaş olduğunu, virüsün laboratuvarda üretildiğini iddia eden de var.

Hatta insan düşüncemizi zorlayan, akla ziyan komplo teorileri ileri sürenler de var. Ortada olan gerçek ise, çok hızlı yayılan bulaşıcı hastalık nedeniyle insanların hayatı alt üst oldu. Hayatımız maske, sosyal mesafe ve hijyenden ibaret artık.

Girişte bir bölümünü verdiğim Yahya Kemal BEYATLI’nın, “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” şiirindeki tasviri yaşamak ne mümkün. Mabedler aylardır cemaatine, cemaat mabetlerine hasret.  Ne vakit namazlarında ne Cuma namazlarında ne de bayram namazlarında cumhur kubbe altında toplanabiliyor.

Bayramsız yaşadığımız bu bayram sosyal medya ve telefonlardan yapılacak kutlamaya mahkûm oldu. Tekbirler bireysele dönerken, hep birlikte tekbirlerin arşa yükseleceği günleri hasretle bekler olduk.

Yaşadığımız bu yalnızlık bayramından dersler çıkararak, çok eski bayramların değil, ancak bir önceki yılın bayramını yaşamak ümidiyle…

22.05.2020

Muharrem ÇİFCİBAŞI

22-05-2020 22:04
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde'nin En Büyük Sorunu ne?

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

MAKALELER YAZARLAR
KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE