Eğitimin Manevi Temelleri
Muharrem ÇİFCİBAŞI
.

Kur’an ayetleri insanlığı aydınlatmadan önce Arap Yarımadası’nda yaşayan toplumun eğitim açısından ortaya konulan yapıya cahiliye dönemi denir. Burada kullanılan cahiliye kavramı okuma-yazma bilmemenin yanında akıllarını kullanamayarak kendi elleri ile ilahlar icat etmeleri anlamını da taşır.

Cahiliye toplumundan Asr-ı Saadette toplumuna uzanan yolculuk Hz. Peygamberin yaşadığı toplumu bilgiyle, eğitimle değiştirip, dönüştürmesinin bir sonucudur. İlahi emirler süreç içerisinde Hz. Peygamberin kullandığı eğitim-öğretim yöntem ve metotları ile bedevi bir toplumdan medeni bir topluma geçiş sağlanmıştır.

Cahiliye döneminden bahseden kaynaklar on yedi kişinin okuma-yazma bildiği ifade ederler. Böyle ir toplumundan hafız, muhaddis, kâtip ve yabancı dil öğrenen ve bilgiyi kullanan bir toplum yapısına dönüşmesi kolay olmamıştır.

Eğitim, insanların söz ve davranışlarında olumlu anlamda değişime neden olmalı ki; anlam kazanabilsin ve sonuç ortaya çıkabilsin. Bu bağlamda insanların yanlış bildiklerini doğruya, eski alışkanlıklarını yeniye ve batıl inançlarını hakka dönüştürmek uzun zaman almıştır.

Arap Yarımadasında bilgi ve eğitim kaynaklı fazla bir kültürel altyapı yoktu. Daha çok Bedevi alışkanlıklarında süre gelen Atalar Kültü hâkimdi. Hâlbuki çevrelerinde yaşayan devletlere baktığımızda, Sasani, Bizans ve Eski Yunan medeniyetleri varken bunlardan uzak bir hayat tarzı söz konusu idi. Dönemine göre gelişmiş olan bu medeniyetlerden Arap kabileleri fazla etkilenmemişler ve atalarından gelen alışkanlıkları yaşatmaya devam etmişlerdir.

Aslında batıyı medeniyet ve insan hakları ile buluşturan ve onları etkileyende Müslümanların kurduğu Endülüs Emevi Devleti ve onların hamileri olmuştur.

O dönem Mekke ve Medine 10-15 bin nüfuslu yerleşim birimleri olarak Arap Yarımadasının merkezini ve yerleşik hayatını oluşturmaktaydı.

Bölgeyi ve bölge insanını tanıyan Hz. Peygamber her çalışmayı planlı yapardı. Bir kabileyi ziyaretten önce onlarla ilgili ön hazırlık yapardı. Hz. Peygamber önce çalışmasını yapar sonra ona göre adımlarını atardı. Adımlar basamak basamak devam eder. Hitap ettiği toplum ve insanın seviyesine göre çalışmasını ve uygulamasını pratiğe dökerdi.

Hz. Peygamber döneminde eğitimin temelleri:

  1. Dar’ul Erkam’ın Evi: İlk Müslüman sahabelerden olup, Mekke döneminde dinin öğretimi, ilk vahiylerin Müslümanlara ulaştırılması e Hz. Peygamberin onları eğitmesi bu evde gerçekleşmiştir. İslam’ın ilk eğitim kurumu özelliği taşır. Müslümanlar müşriklerin baskıları nedeniyle gizlice burada toplanır ve dinlerini öğrenme gayreti içerisinde olurlardı.
  2. Mescid-i Nebevi:Hicretten sonra inşa edilen mescit cemaatle ibadetin dışında bir eğitim merkezi konumundadır. Hz. Peygamber her zaman Müslümanlar ile birlikte din, ahlak, toplum ve gündelik hayatla ilgili eğitimleri burada sürdürmüştür.
  3. Ashabı-ı Suffa:Mescidin bitişiğinde barınma merkezi olarak kurulan birim, namaz sonralarında sahabelerin öğretmen olarak yetiştirilip, dini öğretmek için gönderilecek sahabenin eğitildiği bir yatılı okul pozisyonunda görev yapmıştır.

             Hz. Peygamber çocuklar, gençler, engelliler, kadınlar ve yetişkin erkekler ile ayrı ayrı sohbetler yaparak İslam ve onun hayata dair öğretilerinin eğitimini yapmıştır. Aynı zamanda onlardan İbranice, Süryanice vb. dilleri de öğrenmeleri için görevler vermiştir.

       Kadınlara haftada bir veya iki gün eğitim verirken engellileri de ihmal etmez. Hz. Peygamberin görme engelli bir kişi için uyarılması, hatasının Allah tarafından düzeltilmesi ve sonraki süreçte Hz. Peygamberin bu sahabeyi on üç kez kendi yerine vekil olarak bırakması bunun somut göstergesidir.

        Herkesin cemaate katılımın istemesi ve onlarla birlikte sohbetlerde bulunması kaynaştırma eğitiminin bir göstergesidir.

Hz. Peygamber eğitimde şu yöntemleri kullanırdı.

  1. Örnek Olma: Hz. Peygamber her ortamda sahabelere öğrettiği ve onlardan yapmalarını istediği her yeniliği, önce kendisi yapar ve yaşardı.
  2. Tedricilik:Helal ve haramlar ile ilgili emirler hep tedrici yani kademeli olarak hayata geçirilmiştir. Örneğin, içki, faiz ve tesettür konuları,
  3. Başkalarına Saygı: Başkalarının ilahlarına sövülmesini istememesi durumu hem Müslümanların kendi inançlarına hem de başkalarının inançlarına saygıyı gerekli kılar.

Müslümanlara yeni emir ve yasakları öğretirken de bu yöntemi kullanırdı. Hz. Peygamber mescide gençler ile sohbet ederken, İmran’ın Husayn babası gelir. “ Çocuklarımızı atalarımızın dininden çeviriyorsun” diye bağırır çağırır. Haz. Peygamber sakin bir şekilde “ Şu ihtiyara yer verin.” Diyerek yaşına hürmeten tepki vermez.

  1. Kolaylaştırma: Yükü katı hale getirmez, katılık iletişimi zorlaştırır. Gayr-i ahlaki davranış sergileyen bedeviye kızan sahabeyi sakinleştirirken bedeviye de görgü kurallarını öğretir.
  2. Fıtratı dikkate alma: Kişinin yaşına ve bulunduğu gelişim durumuna göre hitap ederek, onların önceliklerini belirleyerek tavsiyelerde bulunur. Kendisine en faziletli amel nedir? Diye soran kişinin yaratılışına göre;  su kuyusu açmandır,   Allah’a iman etmendir,  haccetmektir,  zikrullahtır, Allah’ı sevmektir, namaz kılmaktır, ana-babaya hizmettir, hicret etmektir şeklinde verilen cevaplar kişinin fıtratına göre verilen cevaplardır.
  3. Konuşma üslubu:Hz. Peygamber hutbe okurken cemaatten biri “ bana kendimi kurtaracak amelleri söyle. İşim, gücüm var, köye gideceğim” der. Hz. Peygamber adama dönerek,” Namazını kıl zekâtını” ver diyerek, sakin bir eda tavsiyesini yapar ve hutbede iken sözünün kesilmesine olumsuz bir tepki göstermez. Kişinin seviyesi, mevcut durum ve oluşan şartları dikkate alarak konuşmasını yapar, tane tane ve yavaş bir şekilde herkesin anlayacağı bir ses tonunda konuşurdu.
  4. Soru-Cevap:Kur’an-ı Kerim’in vahiylerinin daha iyi anlaşılıp, kolayca hayata geçirilmesi için, sahabenin öğrenip öğrenmediğini onlara sorarak teyit ederdi.
  5.  Göz teması: Karşısındaki insana değer verme gereği konuşurken göz teması kurardı.
  6. Temsillendirme:Yere çizdiği bir nokta ve etrafına yaptığı bir dikdörtgen ile içerde insanın hareketleri, belalar, hedefler, hayaller hep dikdörtgenin içinde kalır diyerek bu çizimle kaderi anlatırdı.
  7. Vucüd Dili:sahabeye İslam’ı anlatırken, öğretirken sadece sözel bir iletişim kurmaz, ses ve mimikleri ile de vücut dilini kullanarak öğrenilmesini kalıcı olmasını isterdi.
  8. Kıssalardan Hisse: Kur’an-ı Kerim’in kullandığı bu yöntemi Hz. Peygamberde kullanarak insanların yaşanmış olaylardan ibret alıp dersler çıkararak aynı hatalar düşmemeleri için çaba harcardı.
  9. Uygulama:Öğrettiklerini uygulamasını da yaparak ve yaşayarak teoriyi eyleme dönüştürmüştür. İbadetlerin yapılış şekilleri bu uygulamanın bir sonucudur. Abdestin alınışı, namazın kılınışı ve hac ibadetinin yapılışın da olduğu gibi.

 

30 Kasım2019-11-30

Muharrem ÇİFCİBAŞI

06-12-2019 16:20
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde'nin En Büyük Sorunu ne?

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE