İMAM HATİP OKULLARI İLE TANIŞANLAR
Muharrem ÇİFCİBAŞI
.

İlkokul biterken okuma isteği yeni başlamıştı. Kırsal kesimde ilkokulu bitiren çocuklar, köyümüzün ifadesi ile “Koca Köy” diye adlandırılan İstanbul’a çalışmaya giderler. Ortaokul, lise onlar için uzak, üniversite ise erişilemez idi.

Ziraatla uğraşanların çocukları tarlaya, hayvancılıkla uğraşanların çocukları sürüye, diğer kesimin çocukları ise gurbete ekmek arama peşine düşerdi.

İlkokul beşinci sınıfta iken sınıf öğretmenimiz Nevşehir’e sınava götürmüştü. Sınıftan 5-6 kişilik bir grup ne olup bittiğinde anlayamamıştık. Eğitim hayatına başladıktan sonra anladım ki, okumaya meyilli ve yeteneği olanları Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavına götürmüştü.

Öğretmenler, velilere bu çocuk okur buna destek olun derler ya! Öyle başladık ve yolumuz Niğde İmam Hatip Okulu ile kesişti. İmam Hatip Okullarının öğrenci mevcutlarının büyük çoğunluğu köyden gelen çocuklardır. Şehir merkezinden öğrenci oldukça azdır. Onlarda köyden şehre göç etmiş ailelerin çocuklarıdır.

İmam Hatip Okulları köy çocuklarına okuma imkânı sundu. Muhafazakâr aileler, çocuklarımız bu okullarda hem temel dini bilgilerini alsın hem fen ilimlerini öğrensin diye tercih etti. Ayrıca köyde çocuklarının geleceği için sunacakları bir imkân yoktu. Anlayış okuyup kendilerini kurtarsınlar yeter. Belki bize de faydaları olur diyerek İmam Hatip Okullarını tercih ettiler.

İmam Hatip Okullarının idari ve eğitim kadroları da tıpkı bu çocukların geldiği kaynaktan gelmekteydi. Onların aile yapılarını, niyetlerini, hedeflerini çok iyi bildikleri için bir İmam Hatip Ruhu oluştu.

Bütün öğretmenler geleceğin Türkiye’sini inşa edecek anlayışta gençler yetişmesi için emek ve gayret sarf ettiler. Diğer okul öğrencileri kadar üniversite kazanacak temel bilgilerin yanı sıra bir köy camiinde İmam Hatiplik yapacak derecede din ilimleri alacak birikimde yetiştirdiler.

İmam Hatip öğrencileri temel dini bilgileri öğrenen ve yaşayan bir anlayış içerisinde yetişti.

Geldiği köklerin değerlerini bilen ve onları geleceğe taşıyacak ufuk açıcı bilgiler aldılar.

Geçmişin mirasını doğru kaynaklardan öğrenerek, geleceğe aynı doğrulukta aktarma hedefini benimsediler.

Toplumun temelini oluşturan ailenin, ahlaklı bir toplum için ne denli önemli olduğu gerçeğini hayatlarının her aşamasına yaşatma ve bunu topluma yayma görevini üstlendiler.

Sosyal hayatın içerisinde kalarak, toplumun her kesimine ulaşma ve onları irşat etme sorumluluğu içerisinde her kesimle saygı ölçüleri içerisinde ilişki içerisinde olmaya çalıştılar.

Her zaman doğruyu, güzel ahlakı, yaratılan her şeyi sevmeyi, kendisine yapılmasını istemediğini başkalarına yapmamayı, olduğu gibi görünmeyi, kendi çıkarlarını toplum çıkarlarının gerisine atmayı öğrendiler, yaşamaya çalıştılar ve topluma öğretici oldular.

Allah’ın yasaklarından olan yalanı, kötü ahlakı, ölçü ve tartıda hileyi, canlılara kötü davranmayı, cimriliği, şiddeti, iftirayı, vb. kötülükleri yapmamayı öğrendiler, yaşamaya çalıştılar ve topluma anlattılar.

Yaşam felsefeleri, Allah’a kul, Hz. Peygambere ümmet, topluma faydalı birey, devlete katkı sunan vatandaş, komşuları ile iyi ilişkiler kuran kişilik ve bulunduğu ortamın kanaat önderi olmaya çalışandır İmam Hatipliler.

Katı laik anlayış içerisinde olan ve memleketi sadece kendilerinin gören seçkinler zümresi her fırsatta İmam Hatiplilere zenci muamelesi yapmış ve yapmaya devam ediyor. Her fırsatta insan odaklı olduklarını, insanların etnik kökenine, dini inancına, rengine, diline, yaşam tarzına saygı duyduklarını söyleseler de hiç inandırıcı olmadılar.

Ülkemizde herhangi bir kişinin karıştığı adli olayın tarafı arasında ufak bir dini taraf var ise bunu manşetlere çıkarıp bunun üzerinden İmam Hatip Okullarına, arka planında ise dine saldırma girişimleri yaşanır. Tam tersi bir durumda kafalarını kuma gömerler.

Aslında kabullenmedikleri durum merkezi hükümette, yerel yönetimlerde, sanayi ve ticaret dünyasında, yazılı ve görsel basında, sivil toplum kuruluşlarında İmam Hatip Okulu mezunlarının var olması ve başarılı çalışmalara imza atmalarıdır.

Devleti her zaman kendi zihniyetlerine göre yönetecekler ve öteki olarak gördükleri bu milletin değerlerinin temsilcileri de çiftçi, hizmetçi vb. işleri yapan kesim olarak kalacaktı. Milletimiz bu aymazların planlarını sandığa gömünce çılgına döndüler ve her olumsuzluğu dindar insanların üzerine yıkma algısını yapmayı alışkanlık haline getirdiler.

Ancak İmam Hatip nesli yetişti, gelişti, gürleşti ve büyüdü. Ülkemizin maddi ve manevi kalkınması için artık İmam Hatipliler toplumsal ve sosyal hayatın her alnında insanımıza, bölgemize ve dünyaya faydalı kişiler olarak eğitimli ve birikimli olarak bizde varız diyorlar.

Ben de iyi ki, yolum bin dokuz yüz yetmiş yılının güzünde İmam Hatip Okulu ile kesişmiş diyorum. Bu vesile ile bize emek vermiş tüm öğretmenlerimizi ve şu an farklı alanlarda hizmet üreten arkadaşlarımı minnet ve şükranla yad ediyorum.

Allah bu okullarımızı açanlardan, yaşatanlardan, her türlü baskıya rağmen öğrenci yönlendirenlerden, her tür badireyi atlatması için ter dökenlerden, maddi ve manevi destek verenlerden razı olsun.

18.09.2020

Muharrem ÇİFCİBAŞI

18-09-2020 12:21
Bu Yazıyla İlgili Yorumunuz ?

Okuyucu Yorumları
Diğer Yazıları
HIZLI ARAMA


ANKET

Niğde'nin En Büyük Sorunu ne?

Tüm Anketleri Görmek ve Oy Kullanmak İçin Tıklayın

KONUK YAZARLAR
ENÇOK OKUNANLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU


NİĞDE